New York moda haftasının en çok konuşulan ismi yine Marc Jacobs oldu. Kendi adını taşıyan koleksiyonunu sergileyen Jacobs, bu kez;

1- Şova geç başlamak (2 saat),
2- Geç başlama sebebi olarak bir otelin barında içmek (yeni rehabilitasyondan çıkmıştı),
3- Moda yazarları tarafından hiç beğenilmeyen bir defile sunmak,
4- Moda şovunu tersten sunmak(önce selam verdi, sonra mankenler toplu yürüdü, sonra teker teker yürüdüler) gibi konulardan herkesin dilinde.

Åžimdi Jacobs bir suç iÅŸlemişçesine yukarıdaki konulardan özellikle içmekle ilgli olanı yüzünden gecikme yaÅŸanması üzerine dünya medyası tarafından saldırı hedefi haline gelmiÅŸ durumda. Çünkü Jacobs defilenin olması gereken saatte görgü tanıklarınca defilenin yapıldığı otelde içerken görüldü. Ama baÅŸ tasarımcısı Robert Duffy onun defilenin erteleniÅŸinden itibaren hep yanında olduÄŸunu idda ediyor. Jacobs kendini defileye son 3 gün kaladan beri sadece 20′ÅŸer dakikalık uykularla yetindiÄŸi, otelin restoranında yemek dahi yemediÄŸi ve ofisinde sabahladığını söylemekle savunuyor.
Üstelik New York moda haftasının lokomotifi olan Jacobs, defilesini ya Londra ya da Paris moda haftasına kaydırmayı ciddi şekilde düşündüğünü de dile getiriyor.
Defileyi seyrettim. Ne düşündüm?
- Ravel’in Bolerosu eÅŸliÄŸinde sunulan defile müziÄŸe raÄŸmen hayal kırıklığıydı.
- Eklektik parçalar benim tarzım değil.
- Annanenin dolabından bir takım parçaların farklı giysilerle bir araya gelmesi sonucu çıkan tasarımlar vardı.
- Zincir perakendecilerin bu görünüşleri nasıl kopya edecekleri hususunda oldukça meraktayım.
- Jacobs’ın 2 saat gecikmesi bana koymaz, çünkü defileyi 2 gün sonra bilgisayarımdan izledim. İçkisi rehabilitasyonu beni ilgilendirmez.
- New York moda haftası Jacobs giderse ne yapar diye kaygı duyarım. New York’un yaratıcı ve trendsetter ender tasarımcılardandır Jacobs. Londra ve Paris’de trendsetterlardan bir sürü var.