Mısır’da iplik üretimine baÅŸlayan Nergis’in patronu Åžankaya: Gitmemek için direndim

Nergis Holding, UzakdoÄŸu rekabeti nedeniyle Polylen’in kapısına kilit vurmak zorunda kaldı, YeÅŸim de üretiminin bir bölümünü Mısır’a kaydırdı. Ama Åženol Åžankaya hiç de ümitsiz deÄŸil….

Türk ÅŸirketler son yıllarda UzakdoÄŸu ülkelerinin rekabeti altında eziliyorlar. Bazıları kapısına kilit vururken, bazıları işçilik ve enerji maliyeti düşük ülkelere üretimlerini kaydırarak ağır rekabete dayanma çabasında… Bu deÄŸerlendirmeleri sık sık duyuyoruz. Ancak sorunun boyutunu anlamak ve bu noktaya nasıl gelindiÄŸini aktarabilmek için ‘damdan düşenleri’ bulmak ve konuÅŸmak gerekiyordu. İşte yazı dizimizin bundan sonraki bölümlerini ağır rekabet yüzünden tesisini kapatan ya da üretimini baÅŸka ülkelere kaydıran Türk patronlara ayırdık. KonuÅŸmalarımızda gördük ki tesis kapatmak da baÅŸka bir yerde üretime baÅŸlamak da hiç kolay deÄŸil. Yani ‘Türkiye’yi terk edenler’ koÅŸarak bilmedikleri diyarlara gitmiyorlar. Global rekabet neyi gerektiriyorsa ona yapma peÅŸindeler. ‘Ben bu malı Çin’e 5 Euor’ya yaptırırım’ diye karşılarına çıkan alıcıya, “Ben o ürünü sana Mısır’daki tesisimde 6 Euro’ya yaparım. Üstelik de kısa sürede teslim edebilirim” diyerek müşterilerini kaybetmeme telaşındalar. Bu sırada ise Türkiye’deki fabrikaları için de teknoloji gerektiren katma deÄŸeri yüksek moda ürünleri almak için çaba sarfediyorlar. Çünkü moda ürünlerde Çin ve Hindistan’dan hız olarak halen en az 2-3 ay ilerideler…

Tekstil ve konfeksiyon sektörünün içinde bulunduÄŸu sıkıntılı dönemi iliklerine kadar hisseden ÅŸirketlerden biri de Nergis Holding ve onun amiral gemisi YeÅŸim Tekstil oldu. Toplam ihracatının yaklaşık yüzde 40′ını ABD’ye yapan Nike, GAP, Banana, Zara, Marks&Spencer, Eddie Bauer gibi dünyaca ünlü markalara Bursa’dan mal gönderen YeÅŸim Tekstil’in içinde bulunduÄŸu Nergis Holding geçtiÄŸimiz aylarda sentetik iplik fabrikası Polylen’in kapısına kilit vurdu. Bu arada YeÅŸim Tekstil’in üretiminin bir bölümü de Mısır’a kaydırıldı. Nergis Holding BaÅŸkenvekili ve YeÅŸim Tekstil’in CEO’su Åženol Åžankaya ile YeÅŸim Tekstil’in Bursa’daki tesislerinde görüştük. Fabrika kapatmanın zor bir karar olduÄŸunu anlatırken halen üzüntüsünü saklamayan Åžankaya, “İki sene kapatmamak için dayandım. Çünkü biz sanayici bir aileyiz. Ama baktık kapatmazsak diÄŸer iÅŸletmelere zarar verecek o zaman kesin kararı verdik” diyerek acımasız rekabete dayanamadıklarını kaydediyor.

MISIR’DA ÜRETİM ABD İÇİN
UzakdoÄŸu’dan gelen sentetik ipliÄŸin yüzde 20-25 daha ucuza satıldığını anlatan Åžankaya, iplikteki bu yenilgiyi konfeksiyon alanına taşımamak için üretiminin bir bölümünü Mısır’a kaydırdıklarını söylüyor. Åžankaya’ya göre bu bir ÅŸekilde tesislerin sigortası. Mısır’da bazı atölyelere büyük çaplı üretim yaptırmaya baÅŸladıklarını vurgulayan Åžankaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Bazı ÅŸirketler tesislerini alıp taşıdı, bazıları ucuz enerji, ucuz işçilik diye üretimlerini oraya kaydırdı. Biz mevcut ÅŸirketimizi sigortalamak ve büyümenin bir ÅŸekli olarak Mısır’a gittik. Ama bir nevi fason üretim yaptırıyoruz.” ‘Peki Mısır’da her ÅŸey çok mu kolay ilerliyor? Hiçbir sorun yaÅŸanmıyor mu?’ Bu sorumuza Åžankaya, “Olmaz mı Türkiye’deki işçiliÄŸi bulmanız mümkün deÄŸil” yanıtını veriyor. Ancak sipariÅŸ kaybetmemek için baÅŸka çare de yok. YeÅŸim’in toplam ihracatının yüzde 40′ını ABD’ye yaptığının altını çizen Åžankaya, “Mısır ile ABD arasında yapılan anlaÅŸma ile buradan tekstil ve hazır giyim ürünleri sıfır gümrük ile gidiyor. Bir anda zaten avantajlı hale geliyorsunuz. Amacımız ABD’ye yaptığımız ihracatın yüzde 30-40′ını Mısır üzerinden gerçekleÅŸtirmek. Müşterimizin basit ürün sipariÅŸlerini buradan karşılayacağız. Türkiye’deki tesislerimizde ise katma deÄŸeri yüksek ürünler üreteceÄŸiz” diyor.

‘Tekstil Türkiye’de bitmez çünkü daha yeni baÅŸlıyoruz’

TEKTSTİL ve konfeksiyonda Türkiye’nin önünde 10-15 yıllık bir zaman kaldığı yönündeki iddialara katılmadığını anlatan Åženol Åžankaya, “Türkiye’nin daha yapacak çok ÅŸeyi var. İtalya’dan, İspanya’dan getti, bize geldi, bizden de gidecek diyorlar. Bunlar klasik laflar. Onların hiçbirinde bizim ki kadar güçlü bir ham madde kaynağı yoktu. Türkiye her zaman bu sektörde kendine yer bulacak. Bitmek bir yana yeni baÅŸlıyor” diyor. Türkiye’de Bursa’da fason üreticiler de dahil olmak üzere 10-12 bin kiÅŸiye iÅŸ kapısı yarattıklarını kaydeden Åžankaya, YeÅŸim’i görmek istedikleri noktayı şöyle özetliyor: “Åžu anda mesela GAP’in yüzde 2-3′lük üretimini yapıyoruz. Ben çalıştığım markaların yüzde 10′unu tedarik edebiliyorsam o zaman büyük bir yol katetmiÅŸ olurum.”

ÇOK HIZLIYIZ
Türkiye’nin artık basit ürünler üreten bir ülke olmaktan çıkıp katma deÄŸeri yüksek ürünlere yöneldiÄŸini vurgulayan Åženol Åžankaya buna kendilerinden örnek veriyor. Bir tasarım ekibi oluÅŸturduklarını belirten Åžankaya, “Modayı birkaç sezon önceden takip ederek özel modeller hazırlıyoruz. Mesela bu sene hazırladığımız koleksiyon çok beÄŸenildi. Çalıştığımız ÅŸirketler 100 modelden 25-30 tanesini kendi koleksiyonlarına koydular. Bu rakam giderek daha çok artacak” deÄŸerlendirmesinde bulunuyor. Tekstil ve hazır giyim sektörünün içinde bulunduÄŸu sıkıntılı dönemlerden geçen ve hisseden bir ÅŸirket olduklarını ifade eden Åžankaya, “Kısa zamanda kendimizi toparlamayı baÅŸardık, ama zayıf olanlar ne yazık kepenk indirdi” diyor. Çin’in önündeki kotaların kalkmasının da etkisi ile geçen yıl zor bir dönem geçirdiklerini anlatan Åžankaya, AB pazarında bunun çok büyük bir ÅŸekilde hissedildiÄŸini anlatıyor. Sektörün 1,5 yıl içinde kendini yeniden ÅŸekillendirdiÄŸini dile getiren Åžankaya’ya sözlerine şöyle devam ediyor: “Piyasada son iki yılda fasd fasihon denilen hızlı moda tedariÄŸine dönüş olması da iÅŸimizi kolaylaÅŸtırdı. Türkiye bu anlamda ender ülkelerden biri. Hindistan ve Çin’in 4 ile 6 ayda teslim ettiÄŸi bir ürünü biz 15 günde veriyoruz.”

Türkiye iki, biz üç kriz geçirdik

BİR Nergis Holding kuruluÅŸu olan YeÅŸim Tekstil için 2000′li yıllar oldukça zor geçti. Nergis Holding’in patronu Cavit ÇaÄŸlar’ın İnterbank’ının 1999 yılının başında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na geçmesi ile ÅŸirketleri için de sancılı bir dönem baÅŸladığını anlatan Åženol Åžankaya, “Aslında o günler bizim için talihsiz günlerdi. Bizim gibi bir grubun içine düşmemesi gereken bir olaydı. Ama o dönemin ÅŸartları siyasi ortamı nedeniyle başımıza geldi. Müşteri kaybetmediysek de sipariÅŸ kaybettik. Ama müşterimiz de çalışanımız da bize inandı. Bugün 300 milyon dolarlık bir ihracattan söz ediyoruz. O olayı yaÅŸamasaydık 700 milyon dolarlardan bahsediyor olabilirdik.”